İçeriğe geç
Diyarbakır Pulse
Kişisel Gelişim

Aralıklı Tekrar: Daha Az Çalışıp Daha Çok Hatırlamak

Bilginin kalıcılığını belirleyen şey ne kadar çalışıldığı değil, tekrarların ne zaman yapıldığıdır. Aralıklı tekrarın mantığı ve uygulaması.

Berrin Akyol 3 dk okuma

Bir şeyi öğrenmenin en yaygın yöntemi, onu defalarca okumaktır. Sınav öncesinde notların baştan sona tekrar tekrar gözden geçirilmesi, neredeyse evrensel bir alışkanlıktır. Bu yöntemin cazip tarafı, kişiye güçlü bir aşinalık hissi vermesidir. Metni her okuyuşta daha tanıdık gelir ve bu tanıdıklık kolayca bilgiyle karıştırılır. Oysa aşinalık ile hatırlayabilmek aynı şey değildir. Sınav sırasında bu farkı fark etmek ise çok geç olur.

Öğrenme üzerine yapılan çalışmaların en tutarlı bulgularından biri, bilginin nasıl yerleştirildiğinden çok ne zaman tekrar edildiğiyle ilgilidir. Aralıklı tekrar dediğimiz yaklaşım, tam olarak bu zamanlama meselesine odaklanır ve çalışma süresini artırmadan kalıcılığı ciddi biçimde yükseltir.

Unutma eğrisiyle çalışmak

Yeni öğrenilen bir bilgi, öğrenildiği anda en yüksek erişilebilirliktedir ve sonrasında hızla düşer. Bu düşüş özellikle ilk günlerde diktir. Buradaki sezgisel refleks, unutmayı bir düşman olarak görmektir. Aralıklı tekrarın temel fikri ise unutmayı bir araç olarak kullanmaktır.

Bilgiyi tam unutulmadan hemen önce hatırlamaya çalışmak, zihni zorlar ve bu zorlanma öğrenmeyi güçlendirir. Kolayca hatırlanan bir bilgiyi tekrar etmek neredeyse hiçbir katkı sağlamaz; zorlanarak hatırlanan bilgi ise hafızada belirgin biçimde derinleşir. Bu yüzden art arda yapılan tekrarlar verimsiz, aralarına zaman konan tekrarlar ise çok daha etkilidir.

Pratikte nasıl uygulanır

Yöntemin uygulaması karmaşık değildir. Bir konuyu öğrendikten sonra ilk tekrarı aynı günün sonunda, ikincisini ertesi gün, üçüncüsünü üç gün sonra, dördüncüsünü bir hafta sonra ve beşincisini iki hafta sonra yapmak tipik bir örüntüdür. Aralıklar her seferinde uzar çünkü bilgi her tekrarda biraz daha dayanıklı hale gelir.

Bu programı kusursuz uygulamak gerekmez. Bir günlük sapmalar sonucu bozmaz. Önemli olan, bütün tekrarların sınavdan önceki geceye yığılmaması ve aralıkların giderek açılmasıdır. Zaten yöntemin en büyük pratik faydası da budur: toplam çalışma süresini artırmadan, aynı süreyi daha akıllıca dağıtır.

Tekrarın doğru biçimi

Aralıklı tekrarın etkisi, tekrarın nasıl yapıldığına sıkı sıkıya bağlıdır. Notlara bakarak yapılan tekrar, zamanlaması ne kadar doğru olursa olsun sınırlı fayda sağlar. Çünkü bakmak, hatırlama çabasını devre dışı bırakır.

Doğru biçim, önce kapalı kaynakla hatırlamayı denemek, sonra kontrol etmektir. Bir başlığa bakıp o konuda bildiklerinizi boş bir kağıda yazmak, ardından notlarla karşılaştırmak bu işi görür. Eksikler burada net biçimde ortaya çıkar ve bir sonraki tekrarın nereye odaklanacağını kendiliğinden belirler.

Kendi kendinize soru üretmek de aynı işlevi görür. Bir konuyu okurken kenara üç soru yazmak, sonraki tekrarlarda elinizde hazır bir sınav bulunmasını sağlar. Üstelik soru üretmek, konuyu pasif okumaktan çok daha derin bir işleme sokar.

Konuları harmanlamak

Aralıklı tekrarla birlikte çalışan ikinci bir ilke, konuların karıştırılmasıdır. Tek bir konuyu blok halinde çalışmak, o oturum içinde hızlı ilerleme hissi verir ama transferi zayıflatır. Farklı konuları aynı çalışma seansında dönüşümlü ele almak ise başlangıçta daha zorlayıcıdır ve daha yavaş ilerliyormuş gibi hissettirir.

Bu yavaşlık aldatıcıdır. Karışık çalışma, zihni her seferinde hangi yöntemi kullanacağına karar vermeye zorlar ve gerçek sınav koşulu tam da budur. Blok çalışmada hangi konuda olduğunuzu zaten bilirsiniz; sınavda ise bunu sorudan çıkarmanız gerekir.

Yöntemin en zor tarafı

Aralıklı tekrarın önündeki asıl engel teknik değil psikolojiktir. Yöntem, çalışırken kişiye kendini kötü hissettirir. Zorlanmak, hatırlayamamak, boş kağıda bakmak hoş bir deneyim değildir. Buna karşılık notları okumak akıcı ve tatmin edicidir. İnsanlar bu yüzden verimsiz yöntemde ısrar ederler.

Yöntemin ikinci zorluğu planlamadır. Aralıkları takip etmek, birkaç konuda kolay olsa da konu sayısı arttıkça karmaşıklaşır. Basit bir çözüm, her konunun yanına yalnızca bir sonraki tekrar tarihini yazmaktır. Tüm programı önceden çıkarmak yerine tek adım ileriyi planlamak, sistemin çökmesini engeller ve uygulamayı sürdürülebilir kılar.

Bu tuzağı aşmanın yolu, çalışma sırasındaki rahatlığın öğrenmenin göstergesi olmadığını kabul etmektir. Zorlanma hissi, çoğu zaman doğru yolda olunduğunun işaretidir. Birkaç hafta bu şekilde çalışan biri, aradaki farkı ilk gerçek sınavda somut olarak görür ve o noktadan sonra eski yöntemine dönmesi güçleşir.

Paylaş: Facebook X WhatsApp

Kişisel Gelişim bölümünden